2023 yılının kışıydı. Sıcak evimde tek başıma satranç oynuyordum. Birden zil çaldı. Gelen annem olmalıydı. Koşarak kapıyı açtım ve annemi görünce ona sarıldım. Anneme sarılırken babam geldi ve, “Bu kadar geç geldiysen bir sebebi vardır,” dedi. Annem başını eğdi ve, “Özür dilerim,” dedi. Babam öfkeyle, “Özür, özür… Bu kadar özür, hâlâ bir şeyi düzeltemedi gitti,” dedi ve bana döndü. “Sen de yatağına git ve uyu, bücür,” demesiyle beni ittirmesi bir oldu. Ama bu, babamın hep yaptığı bir davranış olduğu için umursamadım ve yatağıma gittim. 

Babam her akşam birasını içerken maç seyrederdi. Maçta yapılan hatalar onu sinirlendirir ve küfür ettirirdi. Babamın sesi her yüksek çıktığında kulaklarımı parmaklarımla tıkarım çünkü sesi çok korkutucu olur. 

Ertesi gün uyandığımda leziz kokular geliyordu. Hemen mutfağa koştum ve masaya oturdum. Karşımda yumurta, sosis, domates ve peynir görünce çok sevindim. Bir süre sonra babam geldi ve yanıma oturdu. Yumurtadan bir çatal aldı ve bir anda masaya vurdu. “Kadın! Sana tuz koymayı da mı öğreteceğiz?” dedi. Annem özür diledi. Babam sofradan kalktı ve sinirli bir şekilde içeriye gitti. 

Annem yanıma geldi. “Kahvaltıdan sonra ilaçlarını almayı unutma, yoksa okulda yine halüsinasyon görmeye başlarsın,” dedi ve yanağımdan öptü. Fakat annemde bir şey fark ettim. Gözü ve yanağı morarmıştı. Ona, “Anne, ne oldu yüzüne?” diye sordum. Annem yüzünü kapatıp, “Babanla yüzüme boyama yaptık ama boyanın geçmesi uzun sürecek,” dedi. Babamın böyle güzel bir huyunu duyduğum için şaşırdım. 

İlaçlarımı aldım ve okula gitmeye hazırlandım. Kapıdan çıkmadan önce annemi öptüm ve servise bindim. Dersler benim için çok zevkliydi çünkü hocalarım benimle ilgileniyordu. İlgi görmek için derslerimi hep iyi tutarım çünkü iyi not daha çok ilgi demektir. Öğle arası annemin koyduğu ton balıklı sandviçi yedim ve sonraki üç derse hazırdım. Dersler bittikten sonra servise bindim. 

Kapımızın önüne geldiğimde bağrışma sesleri duyuyordum. En son duyduğum cümle ise “Boşanıyoruz,” oldu. İlkokul 2. sınıfa gittiğim için bu kelimeyi anlamamıştım. Ama umursamadım ve içeri girdim. Annem ve babam içeri girdiğim andan itibaren sustu ve hiçbir şey konuşmadılar. Salona baktığımda annem güler yüzlü bakarken, babam öfkeli bir şekilde televizyona bakıyordu. Babam hep öfkeli olduğu ve annemi hep güler yüzlü gördüğüm için evde her şey normal gibi hissetmiştim. 

Odama geçtim ve ödevlerimi yaptıktan sonra dersime çalıştım. Annem sofraya çağırdı. Hayatımda ilk defa ailecek sorunsuz bir yemek yemiştim. Böyle güzel bir günü hemen bitirmek istediğim için hızlıca uyudum. 

Sabah uyandığımda dünkü gibi güzel yemek kokuları geliyordu. Koşarak mutfağa gittim. Ama bir terslik vardı. Kahvaltıyı hazırlayan babamdı. Masaya oturdum ve babam önüme sosis, salam, sucuk ve ayran koydu. Kahvaltı anneminki gibi güzeldi. Babama, “Annem nereye gitti?” diye sordum. Bana, “Annen uzaklara gitti, uzun bir süre ikimiziz,” dedi. İlk defa babamla evde kalacaktım. 

Hemen okula gitmek için hazırlandım ve servise bindim. Derslerim her zamanki gibi zevkliydi. Tek fark, öğle yemeğimi babamın hazırlamasıydı. Bugünkü yemeğim lahmacundu. Garipsememek için tek sebebim vardı; o da lahmacunun leziz olmasıydı. 

Serviste ter koktuğumu fark ettim. Kapımın kilidini açtım ve içeri girer girmez banyoya koştum. Banyoda bir şey vardı ve merak edip açtığımda, annemin ölü bedenini gördüm. Korkudan yere yığıldım. Üzüntüden ağlamaya, korkudan ise bağırmaya başladım. Sonra durumu babama söylemek için salona koştum. Babam salonda yoktu. Koşarak mutfağa gittim fakat mutfakta da yoktu. Evin her tarafını gezdim ve babamı bulamadım. 

Bugün okulda polisin numarasını öğrenmiştik. Polisi aradım ve olanları anlattım. Anlatırken hâlâ ağlıyor ve bağırıyordum. Polisler 15 dakika sonra geldiler ve annemin ölü bedenine baktılar. Bir süre sonra polisler bana sorular sordular fakat benim tek cevabım vardı: “Bilmiyorum.” 

Beni bir arabaya bindirdiler ve bir yere götürdüler. Burada benim gibi annesi ve babası kavga eden çocuklar varmış. Oraya yerleştikten bir ay sonra arkadaşlarım oldu fakat hiçbiri anneme duyduğum özlemi karşılayamıyordu. O yere geldikten sonra ne babam geri geldi ne de bir tanıdığım. 

-KORAY SÜNER 

“YAPMA (Hikaye)” için bir cevap

  1. Koray ın kalemini hep beğenmişimdir kendine has basit ama düşünülmüş yazıları ve fikirleri oluyor hikayede de bunu sürdürüyor

    Beğen

Yorum bırakın

← Back

Mesajınız gönderildi

Birkaç seçim yapın
Uyarı

Popüler