Deprem

Deprem

Deprem, heyelan, sel, erozyon ve kuraklık gibi doğal afetler insanlığın ilk dönemlerinden bu yana canlılığın neslini tehdit eden ve kuşkuya düşüren bir sorundur.

Hepimizin de bildiği üzere en çok yaşanan doğal afet depremlerdir. Deprem; yerkabuğunda beklenmedik bir zamanda ortaya çıkan enerji sonucu meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olarak tanımlanmaktadır. Ülkemiz ikinci büyük deprem kuşağı olan Alp-Himalaya deprem kuşağı içerisinde yer almaktadır yani oldukça riskli bir bölgedir. Türkiye’de çok fazla deprem görülüyor olmasının bir diğer sebebi de genç oluşumlu olmasıdır.

Bilindiği üzere doğal afetler engellenemez, fakat maddi ve manevi olarak alınan zarar en aza indirilebilir. Örneğin; deprem bölgelerinde bulunan konutların depreme dayanıklı biçimde yapılması, insanları deprem anında ne yapılıp ne yapılmayacağı konusunda bilinçlendirilmesi ve depreme daima hazırlıklı olunması gerekmektedir. Bunları söyledikten sonra hepimizin aklına bunların ülkemizde ne denli yapıldığı sorusu gelecektir. Ülkemiz bir deprem bölgesi olmasına rağmen gözle görülür elle tutulur bir önlem alınmamaktadır. Aslına bakıldığında yeterince önlem alındığında deprem öldürmemektedir.

Şimdiye dek Türkiye’de görülen en şiddetli deprem 19 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelen ve yaklaşık 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki Gölcük depremidir. Deprem sonucunda 17.480 kişinin hayatını kaybettiği resmi olarak duyurulmuştur. Bu kadar fazla kişinin bir anda olan bir olay sonucu hayatını kaybetmesi oldukça yıkıcı bir durumdur.

Geçtiğimiz günlerde Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde de doğal afetin üzerimizdeki etkisini toplum olarak tekrar gördük. Daha önceki zamanlarda da büyük depremlerin yaşadığı Elazığ’da deprem sonrası önceki depremlerde oturulamaz şekilde hasarlı olan evlerin tekrar kullanıldığı görüldü ve bu evlerin geneli ya yıkıldı ya da kullanılamaz hale geldi. Yani bu olaydan anlıyoruz ki tedbir bizi depremden koruyacak tek şeydir. Deprem sonrasında birçok kötü olay yaşandı tam olarak 45 kişi enkazın altından çıkartıldı. Belki de bu insanlar o durumdayken nasıl davranacaklarını ve ne yapmaları gerektiğini bildikleri ve sakinliklerini öyle bir durum karşısında bile korudukları için hayatta kalmayı başardılar. Ayrıca yaşanan depremden sonra gözler önüne serilen toplumsal dayanışma da oldukça güçlüydü. Ülkenin dört bir yanından yardımlar geldi ve yöneticiler insanların en az şekilde etkilenmeleri için ellerinden geleni yaptı.

Deprem gerçeği hep vardı ve bundan sonra da hep olacak önemli olan deprem anında ve sonrasında nasıl davranılacağını bilmek ve en az zararı almak için olabildiğince çaba sarf etmektir.